Reklam
Reklam
$ DOLAR → Alış: 8,41 / Satış: 8,44
€ EURO → Alış: 10,00 / Satış: 10,04

Siyasetin ahlakı bu mudur ya da siyaset bu ahlakı zorunlu mu kılıyor?

Av.Adem BİNGÖL
Av.Adem BİNGÖL
  • 02.06.2021

Ahlak, kelimenin en dar anlamıyla, neyin doğru veya yanlış sayıldığı (sayılması gerektiği) ile ilgilenir. Bu sebepledir ki, ahlak ya da etik günlük hayatta insan davranışlarını sınıflandırırken en çok kullanılan kavramlardır. Her iki kavram çoğu zaman iyinin karşılığı olarak da kullanılır.

Ahlak ve din ilişkisi de hep konuşulmuş ve tartışılmıştır. Hiçbir din veya inanç ahlakı yadsımaz, önde tutar. Zira her din iyiliği teşvik eder; kötülükten uzak durmayı öğütler. Bu açıdan esasında ahlak, her türlü inançtan önce vardır ve tüm inançlar için ilk önce arzu edilendir.

Toplumsal düzende bu kadar atıfta bulunulan ahlakın, kullanım alanlarından biri de tabii olarak toplumdan beslenen siyaset iklimidir. “Siyasetin ahlakı” olarak adlandırılacak bu niteleme, belki de iyinin ve kötünün en çok birbirine karıştırıldığı, maniple edildiği alanı kapsıyor.

Gerek ulusal siyasette gerekse yerel siyasette her gün siyaset yapanların davranışları üzerinden eleştiriler yapılmaktadır. Bu yazımızın yaymlandığı mecrada hedef kitlesi düşülerek bu sorunun yerel boyutundan bahsetmek doğru olacaktır.

Siyasetin ahlakı ilçemizde de ne yazık ki, son derece kötü bir iklimin içinde varlığını sürdürmekte. Kişilerin birbirlerinin arkasında yaptığı kulisler, çeşitli ayak oyunları, karşısındakinin açığının peşine düşme, bazen bir açık oluşturma gayreti, karşısındakine iftira ve yalanlar ile itibar saldırıları ve daha niceleri her defasında çokça konuşulmakta. Üstelik tüm bu kötülükler esasında bu işin gereği “siyaset” olarak dahi anlatılmakta. Yani her kötülük, siyasetin bir gereği kabul edilmekte ve bu şekilde bir siyaset kültürü oluşturulmaktadır. Bu şekilde yapılan “siyaset”in aslında çoğu zaman aynı partilerin içinde, birlikte siyaset yapanlar arasında olması ise başka bir tuhaflığı gösteriyor.

Geçmişte ve günümüzde, herkesin hemen hemen her siyaset yapan için bu şekilde vereceği bir örneği muhakkak vardır. Bugünlerde gözüme çarpan bir örneği gördükçe bunun artık “siyasetin ahlakı” olduğuna ikna oluyorum. Üzülüyorum. Hatta öfkeleniyorum. Siyasetin amacı dışına çıkarak her alanı ve kavramı olduğu gibi ahlakı da zehirlediğine şahit oluyorum. Bu kadarı çok fazla. Şahsi ve grup menfaati uğruna her şeyimizi alt üst eden siyasi hırs ve körlük, toplumun huzurunu yok ediyor. Yeter artık..!

Örneğe gelelim. Bulunduğumuz ilçede bir partide kendine yer edinip, bu parti ile bir şekilde bağ kurup, bu parti içinde çalışırken; kim bilir belki daha fazlası için veya daha da farklı bir hırs sebebi ile aynı anda farklı bir partiye çalışan, o partinin gelişimi ve büyümesine hizmet etmek için çaba sarf eden birkaç siyaset yapanın olduğunu duyuyorum. Aslında bulunduğumuz bu yerde herkesin bildiği ama kim bilir belki de “siyaset bunu gerektiriyor” diyerek önemsemediği bir davranış bu. İşte tam da bu sebeple böylesi her kötü örnek karşısında, “siyasetin ahlakı bu mudur ya da siyaset bu ahlakı zorunlu mu kılıyor? diye soruyorum.

Bu olmamalı. Kötülüğün hâkim olmadığı bir toplumu inşa etmeliyiz. İnsanlar kötülüğü normal görmemeli, bu iklimi reddetmeliyiz. Hep beraber.

Kalın sağlıcakla…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.