Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Uluslararası Medya Çalışma Grubu, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’müzün 10. yılı dolayısıyla, uluslararası medya temsilcilerinin, Türkiye’nin demokrasi mücadelesini yakından gözlemlemeleri ve FETÖ ile mücadeleye ilişkin bilgi almaları amacıyla Ankara ve İstanbul’da “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Medya Programı” düzenliyor. Program kapsamında İstanbul Valisi Davut Gül, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Güney Kore, Fas, Etiyopya, Polonya, Güney Afrika, Kazakistan, Katar, Nijerya, Karadağ, Özbekistan, Mozambik, Senegal, Tanzanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dahil 21 ülkeden 41 uluslararası medya temsilcisine, hain darbe girişiminde İstanbul’da yaşanan olaylara ve FETÖ ile mücadeleye ilişkin kapsamlı bilgi verdi.
İSTANBUL VALİSİ DAVUT GÜL: “DARBE GİRİŞİMİNİN MERKEZLERİNDEN BİRİ OLAN İSTANBUL’UMUZ DİRENİŞİN SEMBOL ŞEHRİ”
Programda yaptığı konuşmada Vali Gül, “İstanbul’umuz darbe girişiminin merkezlerinden biri, direnişin sembol şehri. Türkiye’nin çok köklü, geçmiş bir devlet geleneği var. İsmi değişse bile, bu topraklarda devletin işleyişini görebilirsiniz. Hemşehrilerimizin devletle bağı çok güçlü. Bu bina 250 yıllık bir bina. Osmanlı döneminde Sadrazamlık olarak kullanılmış. Yan taraf Şura-i Devlet yani şimdiki Danıştay olarak kullanılmış. Onun yanındaki bina ise Hariciye yani Dış Politika binası. Dolayısıyla bu devlet sonradan kurulan bir ülke değil. Fetullahçı Terör Örgütü, devletin kurumlarına sızıp devleti ele geçirmeye çalışan bir yapı. 40-50 yıl içerisinde, adeta kuyumcu işçiliğiyle, sabırla adım adım, nesil nesil, devletimizin içerisinde kurumlara sızmaya gayret etti. FETÖ, toplumun içerisinde okumak isteyen ama ekonomik anlamda sıkıntısı olan kişileri kendi evlerinde, yurtlarında barındırarak bir şekilde nüfuz alanı sağlamaya çalıştı. Ayrıca, dini kullandı, bu sayede finansmana erişti. Demokrasi, özgürlük, barış, kardeşlik gibi liberal dünyanın bütün referanslarını dünyanın her tarafında kullandı. Adeta bir istihbarat teşkilatı gibi, kendi mensuplarını bir adım ileriye götürmek için sınav sorularını çaldı. Sınavlarda kendi mensuplarının başarılı olmasını sağladı. Kamuda tayin ve terfi alabilmek için kumpaslar kurdu. 81 ildeki emniyet teşkilatının bütün istihbarat müdürlerinin FETÖ mensubu olduğu ortaya çıktı. Bu yapıyı, devletimiz fark etti. Orduda, emniyette, yargıya ve buna benzer kritik kurumlarda tasviye süreci başlayınca, 15 Temmuz darbe girişimi gündeme gelmeye başladı. Bu yapı, dünyanın her tarafında bağlantıları olan bir yapı.” ifadelerini kullandı.
VALİ GÜL: “SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN CESARETİ VE DİRAYETİ İLE MİLLETİMİZ, 15 TEMMUZ’DA BİR DESTAN YAZDI”
Konuşmasının devamında Vali Gül, “Milletimiz, 15 Temmuz’da adeta bir destan yazdı. Gözden kaçırdıkları bir şey vardı; Sayın Cumhurbaşkanımızın cesareti ve dirayeti, vatandaşlarımızı meydanlara, havalimanına davet etmesi ve kendisinin de meydanlarda olması. Bu sayede darbe girişimi başarısız oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı’nın içerisindeki vicdanlı, kendini herhangi bir yapıya satmayan, namuslu askerler ve polisler, vatandaşlarımızla birlikte bu yapının karşısında durdu. Mesele devlet, vatan ve milli iradeye sahip çıkma olduğunda milletimiz sokağa çıktı ve darbe görünümlü işgal girişimi başarısız oldu. Türkiye, terörle mücadelede en ilkeli ülkelerin başında geliyor. Gelecek kuşaklara bırakacağımız en önemli miras ilkeli tavrımız. Meseleler karşında nerede durduğumuz. Biz mazlumun yanında, zalimin karşısında duruyoruz. Haklıya haklı, haksıza haksız diyoruz. Meseleyi bu açıdan değerlendiriyoruz. Programı yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz.” dedi.
Program, Vali Gül’ün uluslararası medya temsilcileri ile hatıra fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

