Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tahsin KARA
Tahsin KARA

PAKİSTAN TÜRKİYE’DİR

Bazı kardeşlikler vardır; kan bağı değil, iman bağıdır. Coğrafyalarla değil, dualarla kurulur. İşte Türkiye ile Pakistan (ve ondan önceki Hindistanlı Müslümanlar) arasında böylesine derin, sarsılmaz ve tarihi bir bağ vardır.
Türk milleti, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrarken, Anadolu halkı yoklukla kıvranırken, vatan toprağı adım adım düşman çizmeleriyle çiğnenirken, yardımın en uzaktan ama en yürekten geleni, o dönem İngiliz sömürgesi altında olan Hint Müslümanlarından geldi. Henüz Pakistan diye bir devlet kurulmamıştı ama o günkü kardeşliğin adı bugün “Pakistan” oldu.
Hint Müslümanları, Osmanlı Halifeliği’ni İslam ümmetinin sembolü olarak görüyorlardı. İngilizlerin Osmanlı’yı yıkma çabaları, Hindistan’da derin bir infial yarattı. İşte bu tepki, Hilafet Hareketi (Khilafat Movement) olarak organize edildi. Hareketin liderleri Muhammed Ali Cevher ve Şevket Ali kardeşlerdi. Bu liderler, Hindistan’ın dört bir yanında halkı seferber ederek “Anadolu’daki Müslüman kardeşlerimize yardım” çağrısında bulundular.
Sonuç mu?
Binlerce insan, kendi yemeğinden, parasından, düğün bileziğinden, tarlasının gelirinden feragat etti. İngiliz baskısına rağmen bu yardımlar toplandı ve “Hilafet Fonu” adı altında Türkiye’ye ulaştırıldı.
Hilafet Fonuyla gelen paralar, yalnızca savaş için cephane ya da asker temininde değil, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarının atılmasında da kullanıldı.
Bu yardımlarla:
1. İş Bankası’nın kuruluş sermayesinin bir bölümü karşılandı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan banka, milli ekonomi için kilit bir yapı taşı oldu.
2. Ankara’da çeşitli kamu binalarının yapımında ve devletin ilk giderlerinde kullanıldı.
Devlet daireleri, hariciye ve müdafaa-i hukuk yapıları bu destekle ayağa kalktı.
3. Yetim kalan şehit çocukları ve savaş mağdurlarına yardım ulaştırıldı.
Yardım yalnızca silaha değil, yaralara da şifa oldu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Hint Müslümanlarının bu yüce gönüllülüğünü hiçbir zaman unutmadı. TBMM’de yaptığı bir konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Hindistan Müslümanlarının fedakârlıklarını minnetle anıyoruz. Onların gönderdiği yardımlar, bize sadece maddi destek değil, aynı zamanda moral kaynağı olmuştur.”
Bugün Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan gerilimler ve savaş tehditleri, sadece onların meselesi değildir; bu, aynı zamanda kardeşliğin bir sınavıdır. Biz nasıl ki bir asır önce en zor zamanımızda Pakistanlı kardeşlerimizin yolladığı yardımlarla ayağa kalktıysak, bugün de onların yanında durmak bizim hem vicdani hem tarihi görevimizdir. O gün onlar elindekini, bileziğini, ekmeğini gönderdi; biz bugün elimizdeki İHA’yı, SİHA’yı, dualarımızı ve diplomatik gücümüzü seferber etmeliyiz. Kardeşlik sadece ihtiyaçta test edilmez, gerektiğinde bedel ödeyerek yaşanır. Şimdi vefa sırası bizde.
Bu yüzden diyoruz ki:
Pakistan Türkiye’dir. Türkiye de Pakistan’dır.
Çünkü kardeşlik, haritayla değil, tarihle yazılır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER