Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tahsin KARA
Tahsin KARA

Merhamet Ayarlarımızı Gözden Geçirmenin Vakti Gelmedi mi?

Hayatın akışı içinde çoğu zaman kendimizi günlük telaşlara kaptırıyoruz. İşler, sorumluluklar, koşuşturmalar… Bir bakıyoruz ki günler geçip gidiyor. Fakat bu yoğunluk içinde çoğu zaman fark etmeden çevremizdeki insanların hikâyelerini, acılarını ve ihtiyaçlarını görmezden gelebiliyoruz. İşte tam da bu noktada durup kendimize sormamız gereken önemli bir soru var: “Merhamet ayarlarım yerinde mi?”
Bir yoksulun elini tutmamış, bir yetimin saçını okşamamış, bir fakirin sofrasına oturmamışsak; ihtiyaç sahibi birine çare olmamışsak gerçekten merhametten söz edebilir miyiz? Çünkü merhamet sadece kalpte taşınan bir duygu değildir. Merhamet; davranışa dönüşen, iyiliğe vesile olan, başkasının yarasına merhem olabilen bir erdemdir. Bazen bir tebessüm, bazen bir omuz, bazen de paylaşılan küçücük bir lokma… İşte merhamet tam da burada hayat bulur.
Merhamet, insan olmanın en temel değerlerinden biridir. Sadece kendi dünyamızı kurup onun içinde yaşamak yetmez. İnsanı insan yapan şey, başkalarının acısını hissedebilme gücüdür. Düşeni kaldırmak, darda olana el uzatmak, kimsesizin yanında durabilmektir. Çünkü başkalarının derdiyle dertlenmeyen bir yürekte gerçek iyiliğin kök salması mümkün değildir.
Bazen “Zamanım yok”, “İmkânım yok” ya da “Nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum” diyebiliriz. Ama belki de asıl mesele bunlar değildir. Belki de yoğunluk içinde kendi merhamet ayarlarımızı fark etmeden kaybediyoruzdur. Oysa insanın kalbinde merhamet varsa, iyilik yapmak için mutlaka bir yol bulunur. Çünkü merhamet, insanın içinden gelen en güçlü çağrıdır.
Özellikle Ramazan ayı, bu duyguyu hatırlamak ve yeniden canlandırmak için bize büyük bir fırsat sunar. Paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği bu mübarek günlerde, kalbimizi biraz daha açmanın vakti gelmedi mi?
Bir yoksulun elini tutmamış,
Bir yetimin saçını okşamamış,
Bir fakirin sofrasına oturmamış,
Bir ihtiyaç sahibine çare olmamış,
Düşene el uzatmamışsan;
İyilik yapacak zaman, imkân ya da insan bulamadığını düşünüyorsan, belki de merhamet ayarlarını gözden geçirmenin vakti gelmiştir.
Bu Ramazan’da mazluma, öksüze, kimsesize, yetime ve fakire merhamet edelim. Bir el uzatalım, bir umut olalım. Çünkü bazen küçücük bir iyilik, bir kalpte kocaman bir ışık yakar.
Unutmayalım; paylaşmak bereketi artırır, merhamet ise insanı insan yapan en kıymetli değerdir.
Ne duruyorsun o zaman…
Bir Umut da Sen Ol.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER