Her yeni güne bir umutla uyanmak ister insan. Yeni başlangıçlar, taze bir nefes, hayallere doğru atılan adımlar… Ama bu ülkede bir kadınsan, sabahın tazeliği bile ürkütücü olabilir. Çünkü Türkiye’de kadın olmak zor, ama kadın ölmek kolay.
Her gün bir isim daha ekleniyor karanlık listelere. İsimler değişiyor, yüzler değişiyor, ama vahşet hep aynı. Her bir kayıp, sadece bir isim değil; bir hayat, bir umut, bir hikâye yarım kalıyor. Peki biz ne yapıyoruz? İzliyoruz. Kimi zaman sesimizi çıkarıyoruz, kimi zaman sosyal medyada birkaç paylaşım yapıp öfkemizi dışa vuruyoruz. Ama yetmiyor. Çünkü şiddet bitmiyor.
Bu ülkede kadınlar özgürce sokakta yürüyemiyorsa, korkmadan işe gidemiyorsa, güvende hissetmeden eve dönemiyorsa bir sorun var demektir. Sorunun adı, sadece bir isim değil; o isimlerin ardında yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliği, derin köklere sahip yanlış algılar ve yetersiz koruma mekanizmaları.
Yeter Artık!
Artık yeter! Kadınlar ölmesin. Genç kızlarımız, çocuklarımız hayatta kalabilsin. Biz bu ülkede kadınların, genç kızların ve çocukların güvenle yaşayabileceği bir geleceği inşa etmek zorundayız. Bu bir lüks değil, en temel insan hakkı. Herkes taşın altına elini koymalı. Sessiz kalan her ses, bir canın daha kaybına zemin hazırlıyor.
Yasalar, cezalar, koruma kararları… Evet, hepsi önemli. Ama toplum olarak bizim yapmamız gereken çok daha fazla şey var. Şiddetin kaynağını kurutmadan bu sorunu çözmek mümkün değil. Eğitimle, kültürle, aile yapısıyla başlayarak bu zihniyetin değişmesi gerekiyor. Çocuklarımızı, özellikle de erkek çocuklarını, kadınları eşit bireyler olarak gören bir anlayışla yetiştirmeliyiz.
Birlikte Güçlüyüz
Bu sorun, sadece kadınların sorunu değil. Bu, toplumun tamamını ilgilendiren bir kriz. Kadınlar güvende değilse, hiçbirimiz güvende değiliz. Erkekler, kadınlar, gençler, yaşlılar… Herkesin bu mücadelede yer alması gerekiyor. Birbirimize sahip çıkarak, dayanışmayla, birlikte hareket ederek bu karanlık tabloyu değiştirebiliriz.
Bu ülkede kadın olmak zor, evet. Ama kadınların ölmeye devam etmesine seyirci kalmak daha da zor. Sessiz kalmak, bir çığlığı duymadan geçip gitmek, bir daha aynı acıyı yaşamamak için harekete geçmemek… İşte en büyük zorluk burada. Artık kadınların güvenle yaşadığı bir ülke için elimizden geleni yapmalı, sesimizi duyurmalıyız. Çünkü bu sessizlik daha fazla cana mal olamaz.
Ses Verin!
Kadınlar ölmesin diye, ses verin.


YORUMLAR