Sokaklar, bir şehrin nabzını tutan damarlardır. O damarların düzenli akması, bir kentin sağlıklı yaşaması demektir.
Sultanbeyli Belediyesi’nin bayram öncesi aldığı ve büyük bir ciddiyetle uygulamaya koyduğu ve afişlerle duyurduğu “hiçbir seyyar satıcıya müsaade edilmeyecektir” kararı, tam da bu anlayışın bir tezahürüdür.
İlk bakışta katı gibi görünen bu uygulama, aslında yerel ekonominin kalbi olan esnafı korumaya yönelik son derece yerinde ve adil bir hamledir. Zira küçük dükkanında kirasını, vergisini, elektriğini ödeyen, her sabah kepengini umutla açan esnaf, sadece alışveriş yapılan bir figür değildir.
Esnaf o, mahallenin hafızasıdır, ahlakıdır, bereketidir. Onun ayakta kalması, bir semtin dik durmasıdır.
Unutmayalım ki esnafın korunması, sadece rafların değil istihdamın da korunması anlamına gelir. Birçok genç, bir ustanın yanında yetişir.
Birçoğumuz ilk maaşımızı bir esnaf yanında almışızdır. Esnaf güçlenirse, kent hayatı da nefes alır.Sokaklar sadece tüketim değil, üretimle de canlı kalır.
Diğer yandan vergisiz ve kolay kazanca dayalı seyyar ticaret, kısa sürede sokakta kaosa dönüşür. Yaya güvenliği tehlikeye girer, çarşı düzeni bozulur, rekabet adaletsizleşir. Bunun sürdürülebilir bir tarafı yoktur. Kent düzeni, kurala dayalı olmalıdır. Aksi takdirde mahalle kültürü yerini karmaşaya bırakır.
Belediyenin bu kararlılığı aynı zamanda siyasi bir hafızaya sahip çıkıldığına da işaret ediyor.
Hatırlarsınız, AK Parti kurulduğunda ortaya koyduğu ve uzun süre her seçimde tekrar ettiği “Her Şey Türkiye İçin” mottosu, Sultanbeyli’de bu uygulama ile adeta yerelleşti ve tekrar can buldu.
Bu sebeple, “Her şey esnafımız için” ifadesi yalnızca yerel bir slogan değil, bir siyasi çizginin, halka dokunma ilkesinin doğrudan uygulaması olarak da kıymetlidir.
Bu durum, özelde bir belediye başkanının popülizme kaçmadan, gösterişe sığınmadan, partisinin temel değerlerine sadık kalarak nasıl etkili ve tutarlı icraatlar gerçekleştirebileceğinin de net bir cevabı olarak konuşuluyor.
Gösterişli projelerle değil, sade ama yerinde kararlarla halkın gönlünde yer etmek de mümkündür. Sultanbeyli’de yaşanan tam da budur.
Belediye Başkanı Ali Tombaş, 2024 yılı Nisan ayında görevine başladığından bu yana gösterişten uzak, vatandaş yararına, hakkı gözeten, insana değer veren yönetim tarzıyla dikkat çekiyor. Bu yaklaşım kısa sürede karşılığını da bulmuş durumda. Geçen 1 yılın ardından, Sultanbeyli sokaklarında artık belediyenin yanlışları değil, doğru işleri konuşuluyor. Bu da hem yönetim tarzının hem vatandaşla kurulan sağlıklı bağın bir yansıması değil de nedir?
Üstelik afişin dili de oldukça net ve kararlı…
“Her şey esnafımız için.”
Bu sade cümle, ardında büyük bir sorumluluk ve sahiplenme taşıyor. Denetim kararlılığı, uygulama titizliği ve halkla kurulan doğru iletişim, bu süreci başarıya ulaştıran en önemli unsurlar. Vatandaşın aradığı da budur zaten.
Sözde kalmayan, sahada hissedilen bir belediye…
Şehremaneti kavramının hakkını veren bu yaklaşımla da görülüyor ki Sultanbeyli bunu başarmıştır.
Dileriz bu uygulama örnek olur. Zira esnaf korunursa şehir nefes alır. Şehir nefes aldığında, ülkede refah olur, huzur olur.


YORUMLAR