Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Türkiye’de Gazeteci Olmak, Gazeteci Kalmak”

“Bilgi Aldığı Kurumun Aparatı Olmayan Bir Gazeteciydi”

VİDEOYU PAYLAŞ

TV- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Kadıköy Belediyesi’nin birlikte düzenlediği “Türkiye’de Gazeteci Olmak-Gazeteci Kalmak” etkinliği kapsamında Ankara’da evinin önünde uğradığı bombalı saldırıda yaşamını yitiren Gazeteci- Yazar Uğur Mumcu’dan Abdi İpekçi’ye, Hrant Dink’ten Ahmet Taner Kışlalı’ya, Metin Göktepe’den Turan Dursun’a kadar faili meçhul cinayete kurban giden gazeteciler ve Demokrasi ile Basın Şehitleri anıldı.

Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) gerçekleştirilen etkinlik saygı duruşuyla başladı, ardından Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ve TGC Başkanı Turgay Olcayto birer konuşma yaptı. Daha sonra Tiyatrocu Tilbe Saran ve Levent Üzümcü’nün sunumlarıyla Uğur Mumcu’nun seçilmiş makaleleri seslendirildi.

Dr. Öğr. Üyesi Gökmen Karadağ’ın moderatörlüğündeki panel bölümüne geçildi. Panel bölümünde; Gazeteci-Yazar Altan Öymen, T24 Yayın Yönetmeni Doğan Akın, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, TGC Önceki Başkanı Gazeteci-Yazar Orhan Erinç, Birgün Gazetesi Yayın Danışmanı Semra Kardeşoğlu, PEN Türkiye Başkanı-Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zeynep Oral birer konuşma yaptılar.

İlk olarak konuşan Gazeteci-Yazar Altan Öymen, günümüze göre geçmişteki gazeteciliğin daha özgür olduğunu söyledi. Öymen, “Mumcu’nun yazılarını okuduğumuz zaman basının ne kadar zor şartlar altında olduğu görülüyor. Bugünle kıyaslandığı zaman bazı hürriyetler, bugün hiç olmayan hürriyetler varmış gibi görülüyor.O zaman 6 mahkeme 6’sı birden bizi akladı. Bahsetmenin riski var. Bu riski göze alabilecek gazetede yok” dedi.

“Bugünü de Anlatıyor”

Mumcu’nun kıyaslanamayacak kadar bir sorumluluk bilincine sahip olduğuna dikkat çeken Gazeteci Yazar Orhan Erinç şunları belirtti: “Okurlarına ve ülkesine karşı sorumluluk taşıyan ve anlatmak bitirme olanağımızın olmadığı bir gazeteci Uğur Mumcu. Yazılarında bugünü de anlattığını gördük. Uğur Mumcu günümüzde gazetecilik yapıyor olsaydı bir suçlamayla yine içerde olabilirdi.”

“Faili Meçhuller Aydınlanmadığı Sürece Devam Eder”

Ardından konuşan Cumhuriyet Yazarı Zeynep Oral’da, “Cinayetler faili meçhul kaldıkça bu cinayetler devam edecektir” diyerek şunlara vurgu yaptı: “Bugün hiçbiri aydınlanmış değil, aydınlanmadığı sürece bunlar devam edecek. Mumcu’nun çok iyi bir gazeteci olmasından öte benim için; Atatürk ilklerini savunan bir gazeteci, cumhuriyete bağlı bir gazeteci, antiemperyalist ve bağımsız bir Türkiye’den yana olması ve laiklikten asla vazgeçmemesi ayrı bir anlam ifade etmektedir.  Günümüzde gazeteciler sarı basın kartı arkasına gizlenip, ihale takip eden, düzmece belgelerle devleti dolandıranlarla hem de Osmanlı dönemindeki mabeyin katipleri gibi koltuklara ve köşklere tutanak katipliği yapıyor. Günümüzde gazetelerin ve gazetecilerin çoğu rahatlıkla söyleyebilirim tutanak katiplerinden ibaret.”

“Resmi Gazete Okuyorum, Size de Tavsiye Ederim”

T24 Yayın Yönetmeni Doğan Akın ise Uğur Mumcu’yla ilgili olarak şunları paylaştı: “Uğur Mumcu aşılamayan bir gazeteci. Kendisine en sık sorular şey, sen bu kadar bilgiyi nereden alıyorsun? İstihbarat örgütleri mi veriyor? sorusuydu. “Yok ya ben resmi gazete okuyorum sabahları, size de tavsiye ederim. Çok heyecanlı şeyler var içinde” derdi. Okuduğum dönemde ilk gördüğüm bilgisayar Alaattin bilgisayarıydı, dokunmak yasaktı.  İkincisini de Uğur Mumcu’nun elinde gördüm. İyi bir gazeteciliğin,hukukun, formasyonun örneğiydi. Merak ve merakının arkasında muazzam bir enerji ve mizahı vardı.”

“Gazeteden geriye kalan tüm vaktini kütüphanede geçiriyordu”

Daha sonra söz alan Birgün Gazetesi Yayın Danışmanı Semra Kardeşoğlu, toplum olarak Türkiye’nin acıyı da sevinci de çabuk unuttuğunu dile getirdi. Kardeşoğlu, “O kadar çok anma etkinlikleri oldu ki onun mesleği yanında vicdanları sızlatan olay, ölümü ve yapılan suikastın şekliydi. Savaşlarda bile bir kural işler, Uğur Mumcu’nun öldürülüş şekli yüreğimizi sızlatan bir durum. Gazeteden geriye kalan tüm vaktini kütüphanede geçiriyor. Haber aslında ortada ben dosyayı okuyorum diyordu. Ağca dosyasını 15 kez okuyup, notlar alarak ortaya çıkardım demişti. Uğur Mumcu bugün yaşasaydı ne olurdu? Uğur Mumcu yaşasaydı muhtemelen FETÖ’ye destek vermekten tutuklu olacaktı” diye konuştu.

“Bilgi Aldığı Kurumun Aparatı Olmayan Bir Gazeteciydi”

Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ise Türkiye’de öldürülen Cemal Kaşık ve 6 Suriyeli gazeteciyi anarak sözlerine başladı. Mumcu’nun yazdığı haberlerin peşini bırakmadığını ve devamını getirdiğini aktaran Polat, “Uğur Mumcu deyince yazdıklarıyla günümüzü de açıklayan bir gazeteciden bahsediyoruz. Araştırmacı gazetecilik kavramını kullanıyorsak bunu Uğur Mumcu’ya borçluyuz. Bilgi almak için çeşitli kurumlarla görüşürdü ama bilgi aldığı kurumun aparatı olmayan bir gazeteciydi. Pek çok kritik olayda Türkiye’de bavul dolusu belge yayımlayan gazeteciler oluyor ve bunların bir sürecin ilerlemesi bakımından servis haline gelmesi için temizleme yapılıp yayımı söz konusu Uğur Mumcu bunu yaparken kurumlara bağlı olmadan bunu yapıyordu. Fikri takip mesleğimizde bir atasözü gibidir. Mumcu’nun yazdığı bir haberde 6 ay sonra o haberin ilişkisini devam ettirirdi. Mumcu’ya soruyorlardı öğrenciler, ‘Sen kişilerin telefon numaralarına kadar ulaşıyorsun bunu nasıl yapıyorsun?’ o zamanlar teknoloji bu durumda değil tabi. Mumcu’da o zamanlar PTT’nin kalın rehberini bulunduruyordu. ‘Ya rehbere bakıyorum’ diyordu” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Müzik dinletisi bölümüne geçildi. Dilek Türkan, Güvenç Dağüstün ve Burçin Büke’nin dinletisinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.

Özgür Bülbül

DİĞER VİDEOLAR