Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YALANLARINA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I DA ALET EDEREK GÜVEN VERMEYE ÇALIŞIYOR

Kanal 6’da 13 ay süren macera hüsranla sona erdi. 15 Eylül 2025’te büyük hayallerle başlayan serüven, 15 Ekim 2026 itibarıyla son buldu. Seyit Doğan yönetimindeki Şatıroğlu Medya’da maaşlarını alamadıklarını öne süren çalışanlar, yaşadıklarını ve şirketin çalışma düzenine ilişkin iddialarını kamuoyuna duyurmaya hazırlanıyor. “Holding” tabelası altında büyük medya grubu görüntüsü verildiğini savunan çalışanlar, şimdi ödenmeyen maaşların ve cevap bekleyen soruların peşinde.

Kanal 6’da 13 ay süren macera hüsranla sona erdi. 15

Haber: Erdem Talaş

Bir zamanlar büyük medya hedefleriyle yola çıkıldı, geriye ise ödenmeyen maaşlar, kapanan bir internet sitesi ve yarım kalan hayaller kaldı. Şatıroğlu Holding olarak anılan yapının çalışanları, yaşadıklarının ardından şirketin yönetim anlayışını sorguluyor. İronik yorumları ise sert: Holding görüntüsü var, peki çalışanların alın terinin karşılığı nerede? Kanal 6 balonu patladı.

 

13 AYLIK SERÜVENİN SONU: HAYALLER VARDI, MAAŞLAR YOK!

15 Eylül 2025’te Kanal 6 bünyesinde başlayan çalışma serüveni, 15 Ekim 2026’da sona erdi. Büyük işler yapma, güçlü bir medya yapılanması kurma ve sektörde kalıcı olma hedefiyle başlayan süreç, çalışanların anlatımına göre ciddi bir hayal kırıklığına dönüştü. Çalışanlar, 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar maaşların düzenli olarak en az 15-20 gün gecikmeyle ödendiğini, Mayıs-Ekim 2026 dönemine ait maaşlarının ise ödenmedi. Bu minvalde ortada yalnızca bir iş anlaşmazlığı değil, emeğinin karşılığını bekleyen insanların geçim mücadelesi var. Kirasını, faturalarını ve ailesinin ihtiyaçlarını maaşına göre planlayan çalışanlar için aylarca ödeme beklemek, bir muhasebe kaleminden çok daha fazlası. Medya patronluğu, çalışanlara maaş gününü unutturmakla değil, o günü güvence altına almakla ölçülür.

HOLDİNG GÖRÜNTÜSÜ, ESKİ ÇALIŞANLARIN ALACAK İDDİALARI!

Çalışanların iddiasına göre Seyit Doğan, Şatıroğlu Holding adı altında oluşturulan şirketler ve medya yapılanması üzerinden sektörde kanal sahibi olduğu imajıyla hareket ederek sponsor arayışlarını sürdürdü. Çalışanlar, büyük hedefler ve geleceğe yönelik vaatlerle anlatılan bu yapılanmanın arkasındaki gerçek tablonun zaman içinde ortaya çıktığını savunuyor. Onlara göre mesele, yalnızca bir medya kuruluşunu büyütmek değil; bu büyüme iddiasının arkasında çalışanlara karşı hangi sorumlulukların yerine getirildiği. İşin ironik tarafı da tam burada başlıyor: Kervan yolda dizilir diye düşündü; ancak kervanın eski yolcularının hesabı henüz kapanmadı! son kurbanları olan bizlere ise içi boş şirketlerinin olduğunu bildiği için gidin dava açın pişkinliği ilede yol gösteriyor birde ‘hasbam’ Daha önce aynı çevrede çalıştıklarını belirten bazı kişilerin, işe başlamadan önce kendilerini uyardığını söyleyen çalışanlar, o dönem bu uyarılara yeterince inanmadıklarını ifade ediyor. Bugün ise benzer iddialarla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyorlar.

İNTERNET SİTESİ KAPANDI, SORUMLULUK TARTIŞMASI BAŞLADI!

Şirketin haber internet sitesinin yaklaşık iki aydır erişime kapalı olduğu ve bunun yazılım hizmetlerine ilişkin ödenmeyen borçlarından dolayı personeli çalışmadınız diye suçlama küstahlığı da cabası. Çalışanlar, sitenin kapanmasından kendilerinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını savunuyor. Oysa bir internet haber sitesinin çalışması; yazılım, sunucu, teknik hizmet ve diğer operasyonel yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlı. Eğer sitenin kapanması gerçekten ödenmeyen hizmet bedellerinden kaynaklandıysa, sorulması gereken soru belli: Teknik hizmetlerin bedeli ödenmiş mi, ödenmemiş mi? Çalışanların ücretleri yatırılmış mı, yatırılmamış mı? İnternet sitesi borç nedeniyle kapandıysa, sorumluluğu çalışanların üzerine yıkmakla site açılmıyor; ödenmeyen maaşlar da kendiliğinden hesaba yatmıyor.

 

“MİLYON DOLARLARIMI YEDİLER” İDDİASIYLA YENİ EKİP ARIYOR

Çalışanların ileri sürdüğüne göre, geçmişte aynı yapılanmada görev alan bazı kişilerin haklarını alamadıkları yönündeki iddialar gündeme gelmişken, yeni ekipler oluşturma ve yeni insanlarla çalışma arayışı da devam ediyor. Yine çalışanların anlatımına göre, önceki ekiplerle yaşanan sorunlar anlatılırken “Milyon dolarlarımı yediler, beni kandırdılar” benzeri ifadeler kullanarak kandırıyor. Bu sözlerin doğruluğu ve bağlamı ayrıca ortaya konulmayı beklerken, çalışanlar kendilerine anlatılan hikâyelerin geçmişteki kişilerle ilgili anlatımlarla benzerlik taşıdığını savunuyor. Eğer bir işveren eski çalışanlarıyla yaşadığı sorunları sürekli başkalarının üzerine yıkıyor, buna karşılık kendi ödeme yükümlülüklerine ilişkin sorulara yanıt vermiyorsa, yeni işe alınacak kişilerin daha dikkatli davranması gerektiği açıktır. Çünkü medya sektöründe insanları ikna etmek için büyük projeler anlatmak kolaydır. Zor olan, o projelerin finansmanını sağlamak, çalışanların maaşlarını zamanında ödemek ve verilen sözlerin arkasında durmaktır.

YALANLARINA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I DA ALET EDEREK GÜVEN VERMEYE ÇALIŞIYOR

Çalışanlar, kendilerine ve sektördeki bazı kişilere yönelik vaatler sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüldüğü ve projeye onay verildiği yönünde ifadeler kullanıldığının ileri sürüldüğünü belirtiyor. Bu iddialar bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Dolayısıyla böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği, herhangi bir onayın bulunup bulunmadığı ve söz konusu ifadelerin hangi bağlamda kullanıldığı açıklığa kavuşturulmalı. Devletin en üst makamındaki bir ismin adının projelere güven kazandırmak amacıyla kullanıldığı iddiası hafife alınacak bir konu değildir. Böyle bir iddia varsa, doğruluğunun belgeyle ortaya konulması gerekir. Büyük isimler anmak, büyük projeler anlatmak ve güçlü bağlantılardan söz etmek başka; bunları kanıtlamak bambaşka bir meseledir.

KANAL 6 İSMİ VE HAKLARI KONUSUDA ŞAİBELİ

Şatıroğlu Holding ve Kanal 6 yapılanmasına ilişkin tartışmalar yalnızca maaş iddialarıyla sınırlı değil. Çalışanlar, Kanal 6 isminin ve buna bağlı hakların alındığı yönünde anlatımlar yapıldığını, ancak bu iddiaların hukuki dayanağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunuyor. Kanal 6’nın geçmişteki yayın lisansı, ticari varlıkları, marka hakları ve iflas sürecine ilişkin kayıtlar birbirinden ayrı hukuki konular. Bu nedenle kanalın isim ve marka haklarının devredilip devredilmediği, hangi hakların hangi tarihte ve hangi hukuki işlemle edinildiği resmi kayıtlar üzerinden değerlendirilmelidir. İlgili belgeler ortaya konulmadan kanalın bütün haklarının alındığını veya hiçbir hakkın devredilmediğini kesin hüküm olarak sunmak doğru olmayacaktır. Ancak şu soru açıkça sorulabilir: Kanal 6 ismi ve buna bağlı haklar hangi hukuki dayanakla kullanılıyor? Kamuoyunun bu soruya söylentilerle değil, resmi belgelerle yanıt verilmesini beklemesi son derece doğal.

OFİSİN GÖRKEMİ DEĞİL, BORÇLARIN HESABI KONUŞULUYOR!

Çalışanların iddiaları arasında ofis kirasının ve yemek hizmeti veren esnafın alacaklarının ödenmediği yönündeki ifadeler de bulunuyor. Bu iddiaların doğrulanması halinde mesele, yalnızca çalışanların maaşlarından ibaret olmayacak; hizmet veren işletmelerin ve esnafın alacakları da tartışmanın parçası haline gelecek. Şatafatlı ofisler, büyük tabelalar ve iddialı şirket isimleri dışarıdan güçlü bir görüntü verebilir. Ancak bir işletmenin gerçek gücü, faturalarını ve maaşlarını ödeme kapasitesiyle de ölçülür. Ofis görkemli, vaatler büyük, unvan holding… Peki hesabı bekleyen çalışanlar ve yemek paralarını ödemediğin esnaf ne olacak?