$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,37 / Satış: 6,39

Toplumsal Kırılma ve Bu Kırılmaya Bağlı Dönüşüm Talebi

Av.Adem BİNGÖL
Av.Adem BİNGÖL
  • 09.08.2019

 

Toplumsal kırılmalar ve bu kırılmalar ile birlikte dönüşümler bir anda olmuyor. Azar azar ve etkili ilerleyen bir süreç bu. Dönüşümler her zaman kötü olmasa da gelişen durumlar, bazen telafisi güç sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Son zamanlarda yaşanan eksikliklerden belki de en önemlisi belirlenen politikaların doğuracağı bu olumsuz sonuçlar hakkında öncesinde hiçbir analizin yapılmamasıdır. Bu hali ile de kontrolsüz bir sürece teslim olmaktan öteye gidilemiyor. Bu teslimiyet, kendiliğinden karılmayı ve dönüşümü derinleştirdiği gibi esasında korunaksız kalmayı da getiriyor.

Yakın zaman politik atmosferde; toplumsal kırılmaların olduğu, klasik söylemlerin konu dışı kaldığı, göz ile görülür rahatsızlıklara sebebiyet veren aktörlerin artık olmazsa olmaz olmaktan çıktığı, tümü ile bir dönüşüm sürecine girildiği tartışmasız bir gerçektir. Bu dönüşüm, temel bir ihtiyaç olarak ekmek gibi su gibi bir zorunluluk haline ulaşmış durumda. Buna direnmenin getireceği tek şeyin kaybetmek olduğunun da herkes farkında.

Yaşanan bu süreçte yeni aktörlerin ve fikirlerin ortaya çıkacak olması artık çok uzak bir tahmin değil.

Bu noktada dönüşüme en çok da ayak uydurması gereken, neredeyse çeyrek asırdır tek başına ülkenin direksiyonunda yer alan mevcut iktidar. Bu kırılmanın ve getirdiği dönüşüm talebinin de en büyük mimarı aslında doğal olarak yine aynı iktidar. 31 Mart seçimleri ve İstanbul için yenilenen 23 Haziran seçimlerinde göründü ki mevcut iktidar için inandırıcılık bulutları dağılmaya, büyü bozulmaya başladı. Bu aslında bir arınma fırsatı da kabul edilebilir. Adalet, samimiyet ve vicdan üzerine bir süreç inşa edilerek niyet tazelenebilir. Ama o kadar da kolay değil tabi. Çok ama çok ciddi seviyeye ulaşmış mevcut kazanımları bırakmak veya birilerine bıraktırmak nasıl mümkün olacak? Buna direnecek kadrolar ve bu direnci kıracak yeni kadro eksikliği sorunları hiç de kolay aşılacak gibi görünmüyor.

Mevcut iktidar, bu dönüşüm talebinin de dönüşümün zorluğunun da farkında. Bir tarafta bu dönüşüm talebi, diğer taraftan bu dönüşümün kenarda bırakacaklarının yeni oluşum hazırlıklarına katılması ihtimali… Kritik bu süreçte nasıl bir yol izleneceği merak konusu.

Aşağıdan yukarıya başlayan süreçten örnekler, bu sürecin zorluğunu gösteriyor. Bulunduğumuz Sultanbeyli’den bu örneği verebiliriz sanırım. Geçtiğimiz günlerde ilçe gençlik kolları başkanı “istifa” etti. İstifa dediğime bakmayın işte. Kâğıt üstünde öyle. -Neden istifa ettiği konusu dönüşüm talebinin de bir gerekçesi aslında. Ama bu yazıda oraya girmeyeceğim.- Peki, istifa eden gençlik kolları için yerine getirilmek istenen ve temayülden adı çıkan kişi bu dönüşüm talebine cevap olacak mıdır? “İstifa eden” gençlik kolları başkanının yardımcısını o koltuğa getirmek hangi dönüşüme cevap vermek olabilir? Bu halde ne değişecek olabilir? Yarın ilçe ana kademlerinde de buna benzer dönüşümler mi olacak? Halkın ekmek gibi su gibi dönüşüm talebine “aynı tas aynı hamam” cevabını halk kabul edecek mi dersiniz?

Dönüşüme direnecek kadrolar ve bu direnci kıracak yeni kadro eksikliği sorunları hiç de kolay aşılacak gibi görünmüyor demiştim. Bu örnek biraz da onu gösteriyor.

Tam da bayram öncesi bu tatsız konuya gerek yoktu aslında. Ama bu son örneğin bayramdan hemen sonra sonuçlanacağı söyleniyor. Belki bu yazıda dikkate alınacak bir şeyler bulunur umuduyla yazayım dedim.

Bu arada nerde o eski bayramlar klişesine de bakmayın derim. Bayramlar hala çok güzel ve de özel.

Hayırlı bayramlar.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ